Oº°''alisuns''°ºO

10/6/2007

"FARKLI ANNELERDEN DOGAN IKIZLER"

Kocanın spermleriyle döllenen yumurtalardan biri karısınınrahmine, diğeri ise taşıyıcı annenin rahmine yerleştirildi. Bu ilginç yöntemle dünyada ilk defa farklı annelerden ikiz kardeşler doğdu...
      İngiliz gazetesi Daily Mail’in haberine göre, Amy-George Bernaba çifti, oğulları Jeremy’ye kardeş getirmek için 12 yıl tüp bebek tedavisi gördü. Amy’nin yumurtalarıyla George’un spermleri laboratuvarda döllendi. Amy’nin (40) sağlık problemleri nedeniyle ilk kez farklı ve çarpıcı bir yöntem uygulandı.
      Döllenen yumurtalardan biri Amy’nin, diğeri taşıyıcı anne Torry Keay’in (31) rahmine yerleştirildi. Hamile kalan 2 kadından Amy ikiz kız bebeklerden Lauren’i, Torry ise Hannah’ı doğurdu. Amy-George Bernaba’nın bebekleri, böylece dünyada farklı annelerden doğan ilk ikiz kardeşler olarak tıp tarihine geçti

10/6/2007

"ALZHMEIMER'A YOL ACAN YENİ BİR GEN"

İngiliz bilim adamları, 65 yaş üzeri insanlarda ortaya çıkan Alzheimer hastalığına yol açan yeni bir gen keşfetti. 1411 kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, GAB2 adlı genin hasarlı tipine sahip olan kişilerde Alzheimer'a bağlı bunama gelişmesi riski, bu hatalı geni bulundurmayanlara göre 4 kat daha fazla. Prof. Clive Ballard, GAB2 geninin keşfedilmesini Alzheimer hastalığıyla ilgili son yıllardaki en önemli genetik risk faktörünün ortaya çıkarılması olarak niteledi.

(10/06/07TARİHLİ MİLLİYET GAZETESİNDEN ALINMIŞTIR)

9/6/2007

"HAVYANLARIN SASIRTAN OZELLİKLERI"

     
İnsanoğlu, aklıyla hayvanlardan üstün kabul edilirken, hayvanlar da akıllara durgunluk verecek kabiliyetleriyle insanları şaşırtıyor. Atlar, bir ay kadar ayakta durabilirken, bir köstebek, bir saat içinde, 45 metre uzunluğunda bir tünel kazabiliyor.
      AA muhabirinin, Bölgesel Çevre Merkezi'nin (REC) hayvanlarla ilgili birtakım ilginç bilgilere de yer verdiği internet sitesi www.rec.org.tr'den yaptığı derlemeye göre, bir filin hortumunda 50 bin adet kas bulunuyor. Fil, bununla bir ağaç kütüğünü kaldırabilirken, yere düşmüş bezelye tanesini de alabiliyor.
      Kutup ayılarının daha az enerji harcayarak, vücut ısılarını korumak için geliştirdikleri yöntem oldukça ilginç. Buzulların sevimli hayvanları, arka ayaklarını ön ayaklarının izine basarak yürüyorlar.
      Dünyanın en hızlı koşan hayvanı leopar, ''benim'' diyen atletlere taş çıkarıyor. Leoparların hızı, saatte 100 kilometreyi buluyor.
      Atlar, bir ay boyunca ayakta durabiliyor. Köstebekler ise bir saatte 45 metre uzunluğunda bir tünel kazabiliyor.
      Gündüzleri görme engelli olan yarasalar, zifiri karanlıkta 0.6 milimetre çapında bir teli ayırt edebiliyor. Susuzluğa dayanıklı olmalarıyla bilinen develerin ise bir rakibi var. Fareler, develerden daha uzun süre susuz kalabiliyor.
     
     KUŞLAR
      Sinek kuşlarının kalbi, dakikada 615 kez çarpıyor. İnsanların kalbinin, dakikada 60-80 kez çarptığı göz önüne alınırsa bu kuşlar oldukça heyecanlı görünüyor.
      Kargaların, ortalama yaşam süresi 120 yıl. Buna göre, kargalar dile gelse, tarihçilerin danışmanları hazırdı.
      Dünyada en derine dalabilen kuş türü, imparator penguenler. Yiyecek aradıkları sırada, 255 metre derine dalabilen penguenler, yaklaşık 18 dakika nefessiz kalabiliyorlar.
      Erkek penguenler, feministlerce ödüle layık görülecek türdenler. Zira onlar, kuluçkaya yattıkları 4 ay boyunca ağızlarına bir şey koymuyorlar.
      Yine penguenlerin, biz insanların esprilerine konu olan, sarkaç biçimindeki yürüyüşlerinin de bir nedeni var.Penguenler, her adımın sonunda bir sonraki adım için enerji depolayarak, enerji tasarrufunda bulunuyorlar.
     
     BÖCEKLER
      Dünya halter şampiyonları, karıncaların yanında boynu bükük kalıyor. Kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilen karıncalar, minik bedenlerinden hiç de beklenmeyen performans gösteriyorlar.
      Akrepler, radyasyona karşı oldukça direnç gösteriyor. İnsan vücudunun radyasyona direnci 600 rads dolayında iken akreplerinki, 150 bin rads'a kadar çıkabiliyor.
      Çöl akrebinin ayaklarındaysa kuma konan bir kelebeğin oluşturduğu titreşimleri bile hissedebilen algılayıcılar yer alıyor.
      Büyüklükleri karıncalar kadar olan termitler, toprak üzerinde yüksekliği 8 metreyi bulan yuvalar yaparak, mühendislik yeteneklerini konuşturuyorlar.
     
     EN HIZLI BALIK ORKİNOS
      En hızlı yüzen balık ise orkinos. Yetişkin bir orkinos, saatte yaklaşık 90 kilometre hız yapabiliyor.
      Su altında en fazla 1 saat kalabilen balinalar, normalde 90 metreye dalabilirlerken, korktuklarında 360 metre derine inebiliyorlar.
      En fazla sayıda yumurta bırakan balık ise okyanus güneş balığı. Bu balıklar, bir seferde 30 milyon kadar yumurta bırakabiliyorlar.

          (09/06/07 TARİHLİ MİLLİYET GAZETESİNDEN ALINTIDIR.)

9/6/2007

"KORLUK TARIHE KARISABILIR"

Londra Üniversite Koleji, Moorfields Göz Hastanesi ve Sheffield Üniversitesi tarafından ortaklaşa başlatılan ve Londra projesi adı verilen araştırma, hasar gören retina tabakasının, insan embriyonunun kök hücrelerinden elde edilen hücrelerle onarılmasını öngörüyor.
        
Bu yöntemin 45 dakikalık basit bir cerrahi teknikle bugünkü katarakt ameliyatları kadar doğal hale geleceğini savunan proje destekçileri, "yaşa bağlı maküler dejenerasyon" (sarı nokta) adı verilen ve sadece Avrupa’da 14 milyondan fazla yaşlıda körlüğe neden olan bu hastalığın tedavisinin mümkün olduğunu ve hastaların yeniden görmesinin sağlanabileceğini düşünüyorlar.
        
Uzun dönemde yürütülecek bu proje, retinadaki pigment epitelyal hücrelerinin uğradığı hasar sonucu oluşan bu rahatsızlığın, 4x6 mm ölçülerindeki minik bir genç hücre tabakasının bir yama gibi cerrahi yöntemlerle göze enjekte edilerek, hasarlı hücrelerin kök hücrelerden elde edilen yenileriyle değiştirilmesiyle tedavisini öngörüyor.
        
Projeyi yürütenler, ABD’de kök hücre çalışmalarının engellenmesinden dolayı şaşkın durumdaki Amerikalı donörlerden gelecek 8 milyon dolar tutarındaki bağışın da bu tedavinin geliştirilmesinde önemli rolü olacağını belirtiyorlar.
        
Moorfields Göz Hastanesinin cerrahları daha önce, birkaç hastanın gözlerinden aldıkları hücreleri kullanarak yeniden görmelerini sağlamışlar, ancak bu işlem karışık ve az sayıda hücre alınabilmesinden ötürü sınırlı kalmıştı.
        
Moorfields’den Dr. Lyndon Da Cruz, kök hücrelerden elde edilecek yeni hücrelerin zerk edilmesiyle yapılacak bu yöntem sayesinde lokal anesteziyle operasyonun sadece 45 dakikaya düşmesini beklediklerini kaydetti.
        
İngiliz bilim insanlarının, farelerde denedikleri ve yüksek derecede başarı sağlayan bu yöntemin geliştirilmesiyle 10 yıl içinde, bugünkü rutin katarakt ameliyatları gibi yapılması bekleniyor.
                                                                                                     (08/06/07 tarihli Milliyet'ten alıntıdır.)

25/5/2007

"KEDININ KANATLARI CIKTI"

Kanatları çıkan kedi görenleri şaşkına çevirdi. ‘Kanatlı kedi’nin inanılmaz görüntüsü akıllara genleriyle oynanarak başkalaştırılan hayvanların son örneği mi sorusunu getirdi… Çin’in Shaanx bölgesinde yaşayan bir kadının sahibi olduğu erkek kedinin iki yanında iki ay önce şişlikler oluşmaya başladı. Bu duruma anlam veremeyen kadın ‘Tom’ adı verdiği kedisini veterinere götürmeden biraz daha beklemek istedi. 2. ayın sonunda şişkin yerler patladı ve o bölgelerden iki kanat uzadı.
      Uzun ve kemikli kanatlarıyla görenleri şaşkına çeviren kedi uzmanları da şok etti. Bilim adamları olayı ‘gen mutasyonu’ olarak tanımlarken kanatlı kediyi görenler genleriyle oynanarak başkalaştırılan hayvanların artık doğal yollarla mutasyona uğradığı görüşünde birleşti.

« Önceki :: Sonraki »
Generate Your Own Glitter Graphics @ GlitterYourWay.com - Image hosted by ImageShack.us
Google