<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>Oº°&#39;&#39;alisuns&#39;&#39;°ºO </title>
        <description>mrb</description>
        <link>http://alisuns.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Sat, 07 Nov 2009 14:19:34 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>&quot;ALISUNS2&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/alisuns2_4414172.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/alisuns2_4414172.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;YAZILARIMA &lt;U&gt;&lt;STRONG&gt;ALISUNS2&lt;/STRONG&gt;&lt;/U&gt;'DE DEVAM EDİYORUM.&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;LUTFEN TIKLAYINIZ.&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;U&gt;&lt;A href=&quot;http://www.alisuns2.blogcu.com&quot;&gt;www.alisuns2.blogcu.com&lt;/A&gt;&lt;/U&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/alisuns2_4414172.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 22 Oct 2007 08:41:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;YENI BALIK TURLERI&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/yeni-balik-turleri_4385768.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/yeni-balik-turleri_4385768.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/alisuns_balık1.jpg&quot;&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Amerikalı ve Filipinli bilim adamları, aralarında Hollywood yapımı animasyon filmi &quot;Kayıp Balık Nemo&quot;nun başkahramanı &quot;Nemo&quot;ya benzeyen bir balığın da bulunduğu daha önce bilinmeyen 50-100 tür deniz canlısını keşfetti.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bilim adamlarının, Celebes denizinde bulduğu deniz canlılarından sarı çıkıntılı ağızlı, köşeli bir yapıya sahip, turuncu renkli, somurtkan ifadeli küçük bir balık, filmin başkahramanı turuncu küçük balık &quot;Nemo&quot;nun var olduğunu ve Filipinler yakınlarında yaşadığını düşündürdü.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Şimdiye dek bilinmeyen omurgasızlar ve balıklar arasında salatalığa benzeyen bir canlı ve kafasında dokunaç olan bir solucan da bulunuyor.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu canlıların Filipinler, Endonezya ve Malezya arasındaki &quot;Mercan Üçgeni&quot; adı verilen bölgede, denizin yaklaşık 5 kilometre derinliğinde az bilinen bir bölgede bulunduğu belirtildi.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Keşfe, National Geographic dergisi ve Filipinli bilim adamları beraber imza atan Woods Hole Okyanus Enstitüsünden Larry Madin, bu suların biyolojik açıdan dünyanın en zengin bölgesi olduğunu, ancak neredeyse keşfedilmediğini belirtti.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Daha önce bu türleri hiç görmediklerini söyleyen Madin, başka türlerin de denizde keşfedilmeyi beklediğini vurguladı.&lt;BR&gt;(17/10/2007 tarihli milliyet gazetesinden alıntıdır)&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/yeni-balik-turleri_4385768.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 17 Oct 2007 15:38:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;EN ESKI ASIKLAR&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/en-eski-asiklar_4338959.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/en-eski-asiklar_4338959.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&lt;IMG height=181 src=&quot;http://img338.imageshack.us/img338/1107/eneskiasklar1an4.png&quot; width=443&gt;&lt;IMG height=277 src=&quot;http://img338.imageshack.us/img338/4715/eneskiasklar3kk7.png&quot; width=411&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Diyarbakır&amp;#8217;ın Bismil İlçesi&amp;#8217;ndeki Hakemi Use&amp;#8217;de yapılan kazılarda ortaya çıkarılan&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;8 bin yıllık mezarda Neolitik (Yeni Taş Çağı) döneme ait birbirine sarılı kadın ve erkek iskeleti bulundu.&lt;BR&gt;İskeletler, geçen yıl İtalya&amp;#8217;nın kuzeyinde Mantua kazısında gün ışığına &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;çıkartılan ve MÖ 5000&amp;#8217;lere tarihlendirilen&amp;nbsp; bir erkek ve bir kadın iskeletinden yaklaşık&lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;bin yıl daha eski. Yrd. Doç. Dr. Halil Tekin, mezarla ilgili olarak, &quot;Bugüne kadarki kazılarda &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;saptanmış dünyanın en eski aşıklarına ait mezarı bulduk&quot; dedi&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Mon, 08 Oct 2007 20:53:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;YAPAY YASAM&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/yapay-yasam_4329945.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/yapay-yasam_4329945.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG alt=&quot;Laboratuvarda yapay yaşam&quot; hspace=2 src=&quot;http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/4216280.jpg&quot; align=right vspace=6 border=0&gt;&lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;ABD&amp;#8217;nin &amp;#8217;olay&amp;#8217; bilimadamı Craig Venter, The Guardian&amp;#8217;a yaptığı açıklamada laboratuvar ortamında tamamen kimyasal maddelerle yapay kromozom ürettiklerini iddia etti. Venter&amp;#8217;ın birkaç hafta içinde yapay yaşamın mümkün olabileceği yönündeki açıklaması büyük heyecan yarattı. Ancak sözcüsü daha sonra henüz o kadar ilerleme sağlanmadığını açıkladı.&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;AMERİKALI bilimadamlarının laboratuvar ortamında tamamen kimyasal maddeler kullanarak ilk kez yapay bir kromozom ürettiği iddia edildi. Araştırmanın başında bulunan ve her çalışması çok tartışılan Dr. Craig Venter, İngiliz The Guardian Gazetesi&amp;#8217;ne birkaç hafta içinde yapay kromozomu yaşayan bir bakteri çekirdeğine naklederek yeni bir tür yaratacaklarını açıkladı.&lt;BR&gt;Genetik biliminin dünyadaki öncülerinden olan Craig Venter&amp;#8217;a göre 20 bilimadamından oluşan ekibinin ürettiği yapay kromozom, 581 çift genetik kod içeren 381 adet genden oluşuyor. &quot;Mikoplazma laboratoryum&quot; adı verilen yapay kromozom, &quot;el yapımı mikrop&quot; üretimi yönünde önemli bir adım sayılıyor. Bu sayede özel olarak bakteriler üretilebilecek, örneğin sadece karbondioksit emen bolca bakteri üretilerek küresel ısınmanın önüne geçilebilecek ve hatta biyolojik yakıt sağlanabilecek.&lt;BR&gt;&lt;B&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; ARTIK YAZIYORUZ&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Dr. Venter, &quot;Genetik kodumuzu okuma aşamasından, artık yazma aşamasına da geçiyoruz. Bu biz.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/yapay-yasam_4329945.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 07 Oct 2007 00:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;KAN EMİCİLER DOGRU YERİ NASIL BULUYOR&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/kan-emiciler-dogru-yeri-nasil-buluyor_4314607.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/kan-emiciler-dogru-yeri-nasil-buluyor_4314607.html</guid> 
            <description>
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/alisuns_ol114301.jpg&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/alisuns_ol114301.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;Isının, bit, tahtakurusu, sivrisinek ve diğer kan emicilere damarları bulma ve en doğru yerden sokma konusunda yol gösterdiği ortaya çıktı.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Fransa&amp;#8217;daki François Rabelais de Tours Üniversitesi ve Brezilya&amp;#8217;daki Oswaldo Cruz Derneği ile Minas Gerais Federal Üniversitesi&amp;#8217;nden bilim adamları, kanla beslenen böceklerin nasıl kan damarlarını kolayca bulabildikleri sorusuna yanıt aradı.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Tahtakurularını inceleyen araştırmacılar, bu hayvanların hortumunu deriye temas etmeden ve deri üzerinde gezdirmeden doğrudan bir damarın üzerine yerleştirdiklerini gördü.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bir tavşanın derisi üzerinde 1,5 dereceye kadar onlarca noktada ısı farkının olduğu saptamasından yola çıkan bilim adamları, böceklerin damarları bulmak için bu ısı farklılıklarını kullanabileceklerini düşündü.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bilim adamları, ısının isteğe göre ayarlanabildiği, metal plakadan ve damar görevi gören metal bir telden oluşan yapay bir deri tasarladı.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Böcekler, yapay deriye de canlı derisine verdikleri aynı tepkiyi verdi, hortumlarını telin en sıcak bölümüne soktular.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu arada araştırmacılar, tahtakurularının antenlerinin ısı duyarlılığında önemli rol oynadığını da gördü. Yapay deriyle karşılaşan böceklerden sadece bir anteni olanlar hedefi şaşırırken, iki anteni de olmayanlar deriyi sokamadı.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Araştırma, internetteki Plos One dergisinde yayımlandı.&lt;BR&gt;(04/10/2007 tarihli milliyet gazetesinden alınmıştır.)&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/kan-emiciler-dogru-yeri-nasil-buluyor_4314607.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 04 Oct 2007 22:16:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;TRANSPARAN KURBAGA&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/transparan-kurbaga_4270484.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/transparan-kurbaga_4270484.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/alisuns_sonyas13.jpg&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/alisuns_sonyas13.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;Japon bilim adamları, bilimsel deneylerde &quot;diri açımı&quot; yapılmasına gerek kalmayacak şekilde iç organları dışarıdan görülebilen saydam kurbağa geliştirdiler.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Hiroşima Üniversitesi Amfibyen Biyoloji Enstitüsü&amp;#8217;nde yapılan araştırmanın başındaki Profesör Masayuki Sumida, hayvanın derisinden organların gelişiminin izlenebildiğini veya bir kanserin başlangıcı ve yayılmasının görülebildiğini belirtti.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Sumida, denek kurbağayı incelemek üzere kesip biçmeye gerek kalmadan yaşamı boyunca organlarını gözlemleme olanağı sağlayan bu teknik sayesinde araştırmacıların aynı zamanda toksinlerin kemikleri, karaciğeri ve diğer organları nasıl etkilediğini kolayca inceleyebileceklerini kaydetti.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Japon bilim adamları, şeffaf kurbağayı, normalde toprak rengi olan esmer Japon kurbağasının çok ender görülen akşın türünün üzerindeki genetik değişikliklerle geliştirdiler.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bu genetik değişikliğe uğramış amfibyenler normal biçimde çoğalabiliyorlar. Yavruları, ana-babalarının saydamlığını kalıtsal olarak alabilirken, bunların yavruları henüz bilinmeyen bir nedenle çok kısa süre yaşıyorlar.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Japon genetik mühendisleri, şimdi de vücutlarında bir kanser oluşumu başladığında ışıyan kurbağalar geliştirmeyi planlıyorlar.(27/09/2007 tarihli milliyet gazetesinden alıntıdır.)&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/transparan-kurbaga_4270484.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 27 Sep 2007 18:41:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;ANNE OLMAYI ERTELEMEK MUMKUN&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/anne-olmayi-ertelemek-mumkun_4245478.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/anne-olmayi-ertelemek-mumkun_4245478.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;İngiltere'de doktorlar, kısırlık tedavisinde büyük bir gelişmeye imza attı. İngiliz doktorlar, yumurtalık dokusu örneklerinden laboratuvar ortamında insan yumurtası üretilebilecek yeni bir teknik geliştirdi. Tekniğe göre, kadınların yumurtalığından alınacak bir doku örneği laboratuvarda saklanabilecek ve kadın ne zaman çocuk sahibi olmak isterse o zaman kullanılacak. &lt;BR&gt;İki kliniğin uygulamaya hazırlandığı yöntemde, anne olmayı ertelemek isteyen kadının yumurtalıklarından alınan doku örnekleri, bir tür doku bankasında dondurularak saklanacak. Kadının anne olmaya karar verdiği yıllardaysa bu dokulardan laboratuvar ortamında yumurta elde edilmesi mümkün olacak.&lt;BR&gt;Uzmanlar, bu yöntemde kullanılacak yumurtalık dokusunun birkaç milimetrelik bir parça olacağını, ancak bu parçada bile binlerce olgunlaşmamış yumurta bulunduğunu belirtiyor. Kadınların daha sonra anne olmasını sağlayacak bu küçük doku, laparoskopi yöntemiyle yapılacak bir ameliyatla alınacak.&lt;BR&gt;Uygulamanın hazırlıklarının sürdürüldüğünü açıklayan İngiliz kısırlık tedavisi merkezleri, yöntemin 5 yıl içinde kullanılmaya başlanacağını bildirdi.&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;(23/09/2007 tarihli Milliyet gazetesinden alınmıştır.)&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/anne-olmayi-ertelemek-mumkun_4245478.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 23 Sep 2007 11:00:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;CILGIN&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/cilgin_4233358.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/cilgin_4233358.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;Cılgın&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;

 &lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/cilgin_4233358.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 21 Sep 2007 23:35:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;KURBAGA&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/kurbaga_4204451.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/kurbaga_4204451.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;STRONG&gt;Eksi 2 derece suda, ölür.&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;50 derece suda, gene ölür.&lt;BR&gt;Çünkü, 5 derece ile 36 derece arasındaki ısılarda yaşayabilir ancak.&lt;BR&gt;Mesela, 50 derecelik su bulunan kovaya koyun kurbağayı, anında tepki verir, refleksleri çalışır, zıp diye sıçrar, kendini dışarı atar.&lt;BR&gt;Ama...&lt;BR&gt;15 derecelik suya koyun, yavaş yavaş ısıtın, gıkını çıkarmaz. 20 derece, 25 derece... Hiç istifini bozmaz. Normaldir ona göre... 30, 35, 36, 37... Bu yaz sıcaklar fazla olacak herhalde diye düşünür, yeniden mevsim normallerine döneceği umuduyla, oturmaya devam eder. Rehavetle... 40, 41, 42... Vaziyet sakat galiba der, sıçramak için hamle yapar. Nafile! Yavaş yavaş ısıtılan su, kaslarını kullanılmaz hale getirmiştir. Yay gibi bacakları, hamur gibi gevşemiştir... Bi daha dener. I-ıh... İş işten geçmiştir. Kendisini hedef alan değişimi kavrayamamış, geç kalmıştır. Çok geç.&lt;BR&gt;Teslim olur çaresiz...&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;(17/09/2007 tarihli Hürriyet gazetesi köşe yazarı Yılmaz ÖZDİL'denalıntıdır.)&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/kurbaga_4204451.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 17 Sep 2007 21:25:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;GOCMEN KUSTAN MUTHIS REKOR&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/gocmen-kustan-muthis-rekor_4196673.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/gocmen-kustan-muthis-rekor_4196673.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;Bilim insanları, Alaska kökenli bir dişi sahil kuşunun, yiyecek veya su molası vermeden hiç durmaksızın Alaska'dan Yeni Zelanda'ya 11.500 kilometre uçtuğunu tespit ettiler.National Geographic kanalının haberine göre, kuşun uçuşunu uydu aracılığıyla izleyen biyologlar, bunun şimdiye kadar tespit edilen molasız en uzun göç uçuşu olduğunu belirttiler.Uzun bacaklı, sırık kuyruklu, çulluğa benzer kuşun seyahatini 9 günde tamamladığını ifade eden bilim insanları, gözlemlerinde bu kuşun inanılmaz dayanıklılığının yanı sıra her yıl güneye göçü sırasında Doğu Asya kıyılarından çok, ıssız bucaksız Büyük Okyanus (Pasifik) üzerinden uçtuğunu tespit ettiklerini kaydettiler.&lt;BR&gt;Gözleme katılan Yeni Zelanda'nın Massey Üniversitesi'nden Phil Battley, kuşun tüm Pasifik'i aşmakta gösterdiği dayanıklılık ve başarının düşündüklerinin çok ötesinde olduğunu belirterek, 70 bin kadar Alaska kuşunun her eylülde anavatanları Alaska'dan Yeni Zelanda'ya göç ettiğini, martta da döndüğünü anımsattı.&lt;BR&gt;Battley ve meslektaşları, geçen yaz Yeni Zelanda'da 16 Alaska kuşuna uydu vericileri takarak araştırmalarına başlamışlardı.Kuşlardan E7 adı verilen biri, 10.200 kilometre uçarak Kuzey Kore-Çin sınırındaki sulak alanlara gelmiş, burada beslenip dinlendikten sonra 5 bin kilometre daha uçarak anavatanı Alaska'ya ulaşmıştı.&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;(16/09/2007 tarihli Hurriyet gazetesinden alıntıdır)&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/gocmen-kustan-muthis-rekor_4196673.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 16 Sep 2007 21:57:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;BOMBALARIN BABASI&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/bombalarin-babasi_4154835.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/bombalarin-babasi_4154835.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Rusya, patladığında ses çıkarmayan, canlıları buharlaştırarak öldüren bomba üretti. Rus bombası ABD'nin dünyanın en güçlü bombası dediği &quot;Bombaların Anası'ndan 4 kat daha güçlü.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Rus Kanal 1 televizyonu yeni geliştirilen nükleer olmayan bombaya &amp;#8220;Tüm Bombaların Babası'' adının verildiği ve ABD'nin &amp;#8220;Tüm Bombaların Anası'' adını verdiği bombadan 4 kat daha güçlü olduğunu duyurdu.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Rusya Genelkurmay Başkan General Aleksander Ruşkin de, Kanal 1'e yaptığı açıklamada, dünyada benzeri olmayan &amp;#8220;vakum bombasının'' Rusya'da yapıldığını söyledi.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Ruşkin, yeni bombanın test sonuçlarının bombanın nükleer bomba etkisine sahip olduğunu gösterdiğini belirterek, ancak bu yeni bombanın kesinlikle nükleer nitelikte olmadığını ve radyasyon yaymadığını savundu.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Rusya Kanal 1 televizyonundaki &amp;#8220;Vremya'' adlı haber programında da konuyla ilgili yapılan röportajlara yer verilerek, şunlar kaydedildi:&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;#8220;Şu anda gördüğünüz bu bomba o kadar yeni ki, daha ismi bile verilmedi. Görüntülerde ses yok. Bombanın patlama sesi gelmiyor. Bombayı atan uçağın nereden havalandığı ve bombayı nereye attığı hakkında da hiçbir bilgi yok. Bu bombanın görüntülerini siz ilk defa görüyorsunuz. Patlama havada meydana geliyor. Bombanın meydana getirdiği yakıcı maddeden oluşan bulutun patlaması sonucu çok yüksek sıcaklık oluşuyor. Bu yüksek sıcaklığın sonucunda çevrede bulunan tüm canlılar buharlaşıyor. Bombanın patlamasından sonra toprakta ne kimyasal ne de nükleer atık kalıyor.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Rusya Savunma Bakanlığı, bombanın üretiminin hiçbir uluslararası kurala aykırı olmadığını veya yeni bir silahlanma yarışına neden olmadığını açı.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/bombalarin-babasi_4154835.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 12 Sep 2007 13:05:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;9 EYLUL&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/9-eylul_4133730.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/9-eylul_4133730.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;&lt;STRONG&gt;9 Eylül...&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;PUNTA&amp;#8217;da bayram vardı...&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;Yunan ordusu, Pasaport&amp;#8217;tan karaya çıkmış, İzmir Metropoliti Hrisostomos, &lt;B&gt;&quot;evlatlarım, ne kadar Türk kanı içerseniz, o kadar sevaba girersiniz&quot; &lt;/B&gt;diyerek, yere kapanmış, ilk ayak basan Yunan albayının çizmelerini öpüyordu.&lt;BR&gt;İnce, uzun boylu, siyah takım elbiseli bir delikanlı fırladı ortaya, aniden... Elinde revolver! Bastı tetiğe, trak trak trak... Efsun Alayı&amp;#8217;nın etekli sancaktarı, karpuz gibi düştü atının sırtından, karpuz gibi... Bir panik, bir telaş... Anladılar ki, tek kişi! Sarıverdiler etrafını, ilk süngüyü iman tahtasına sapladılar, sonra neresine denk gelirse, orasına... Şehit olmuştu, Hasan Tahsin.&lt;BR&gt;Henüz 30&amp;#8217;unda.&lt;BR&gt;İstanbul Hükümeti, &lt;B&gt;&quot;bu tür şayialara ehemmiyet vermeyin&quot; &lt;/B&gt;diyordu, hálá...&lt;BR&gt;&lt;B&gt;&quot;Teori ile pratiğin kesiştiği insan&quot;&lt;/B&gt; ise kararını vermişti... &lt;B&gt;&quot;Vakit tamam&quot; &lt;/B&gt;dedi, &lt;B&gt;&quot;Anadolu&amp;#8217;ya geçiyoruz...&quot;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Böyle başladı macera.&lt;BR&gt;Ateşten gömleği giymişti ulus... Aktı gitti, aylar yıllar, kanlar canlar... Takvimler 30 Ağustos 1922&amp;#8217;yi gösterdiğinde, yer gök yarılırken, şöyle yazıyordu hatıra defterine Yüzbaşı Kanellopulos, &lt;B&gt;&quot;Türk topçusu susmuyor, titreyerek güneşin batmasını bekliyoruz.&quot;&lt;BR&gt;&lt;/B&gt;Batmasını beklediği güneş, doğuyordu aslında... Çıktı bir kayanın üzerine Mustafa Kemal, vınlayan kurşunlara aldırmadan, haykırdı karanlığa, &lt;B&gt;&quot;Eyy Hacıanesti nerdesin! Gel de kurtar ordularını!&quot;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kudurmuştu Ali Kemal...&lt;BR&gt;Kin kusuyordu gazete köşesinden, &lt;B&gt;&quot;bu millici mahluklar kadar, başları ezilmek ister yılanlar hayal edilemez... Düşmanlar, onlardan bin kere iyidir!&quot;&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;O &lt;B&gt;&quot;mahluk&quot;&lt;/B&gt;lardan biriydi, İ.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/9-eylul_4133730.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 09 Sep 2007 16:51:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;BIR KAC FOTOGRAF&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/bir-kac-fotograf_4122810.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/bir-kac-fotograf_4122810.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;

 &lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/bir-kac-fotograf_4122810.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 08 Sep 2007 11:46:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;ZEYNEL BARIS DENİZDE&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/zeynel-baris-denizde_4094405.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/zeynel-baris-denizde_4094405.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;Zeynel Baris'in ilk yüzme çalismasi&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;

   &lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/zeynel-baris-denizde_4094405.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Tue, 04 Sep 2007 22:17:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;SIVRI SINEKLER NEDEN HERKESI ISIRMAZ&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/sivri-sinekler-neden-herkesi-isirmaz_4065304.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/sivri-sinekler-neden-herkesi-isirmaz_4065304.html</guid> 
            <description>
&lt;P class=MsoNormal&gt;&lt;B&gt;Sivrisineklerin neden bazı insanları ısırıp diğerlerine dokunmadığı ortaya çıktı!&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Beden kokusunda 'karbondioksit ve oktenol' bulunanlar, sivrisineklerin öncelikli hedefi oluyor&lt;BR&gt;Bilim adamları, sivrisineklerin beslenmek için neden bazı insanları tercih edip bazılarına dokunmadığını sonunda buldu! ABD'nin Nashville kentindeki Vanderbilt Üniversitesi'nde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, üç organdan oluşan sivrisineklerin burnunda bulunan bazı hücreler insan bedeninin kokusunu oluşturan farklı kimyasalları tanımlayabiliyor. Bazı insanların ter kokusu sivrisinekleri daha fazla cezbediyor. Kokusunda &quot;karbondioksit, oktenol ve diğer bazı maddeler bulunan insanlar&quot; sivrisineklerin öncelikli hedefi oluyor.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/sivri-sinekler-neden-herkesi-isirmaz_4065304.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sat, 01 Sep 2007 13:11:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;PARANTEZ KAPANIRKEN&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/parantez-kapanirken_4059398.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/parantez-kapanirken_4059398.html</guid> 
            <description>&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;Sayın Ahmet Necdet Sezer&lt;BR&gt;Cumhurbaşkanım,&lt;BR&gt;On bir yılı dolduran köşe yazarlığımda, Türkiye Cumhuriyeti&amp;#8217;nin en yüksek makamına iki açık mektup yayınladım. Birincisi selefinize olup, &amp;#8220;Sayın Süleyman Demirel, Cumhurbaşkanı&amp;#8221; hitabını taşıyordu. İkincisi, okumakta olduğunuzdur.&lt;BR&gt;Siz, Sayın Sezer, benim ilk ve son &amp;#8220;cumhurbaşkanım&amp;#8221;sınız. &lt;BR&gt;1937&amp;#8217;de ileriye dönük açılan &amp;#8220;laik&amp;#8221; cumhuriyet parantezinin başında değil, ortasında doğmakla, ne yazık ki geriye dönük kapanışın bir tanığıyım.&lt;BR&gt;Seçme hakkımı ilk kez 1973&amp;#8217;te kullandım. 1970 darbesiyle yıkılan Türk demokrasisi doğrulmaya çalışıyor, ancak &amp;#8220;kan yarası&amp;#8221; almış ülkenin üzerinde bir askeri cuntanın gölgesi kalkmadan yeni bir darbenin gölgesi uzuyordu ve meclisin &amp;#8220;orduya hoş görünmek için&amp;#8221; cumhurbaşkanlığı makamına seçtiği Fahri Korutürk&amp;#8217;ü, kusursuz devlet adamlığına rağmen, salt &amp;#8220;asker kökenli&amp;#8221; oluşu nedeniyle &amp;#8220;cumhurbaşkanım&amp;#8221; olarak benimsemedim, benimseyemedim. &lt;/P&gt;
&lt;P class=MsoNormal align=center&gt;1980&amp;#8217;de kendisini ilan edip kendisini oturttuğu cumhurbaşkanlığı koltuğunu, 1982&amp;#8217;de &amp;#8220;halka oylatan&amp;#8221; darbeci general Kenan Evren, benim indimde bir zalimdir. 100 bin kişinin işkenceden geçirilip, tespit edilen ölülerden gayri 360 cesedin bulunamadığı, 50 gencin idam edilip 16 yaşındaki Erdal Eren&amp;#8217;i asabilmek için önce yaşının büyütüldüğü bir ülkenin en üst sorumlusuna, bırakın &amp;#8220;cumhurbaşkanım&amp;#8221; ne &amp;#8220;sayın&amp;#8221; diyebilirim ne de &amp;#8220;cumhurbaşkanı.&amp;#8221; &lt;BR&gt;Zaten d.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/parantez-kapanirken_4059398.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Fri, 31 Aug 2007 16:29:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;FELCLI HASTALARA KOK HUCRE UMUDU&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/felcli-hastalara-kok-hucre-umudu_3988547.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/felcli-hastalara-kok-hucre-umudu_3988547.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Kök hücre tedavisi omurilik felçlerinde çoğunlukla olumlu sonuç veriyor. Tedavinin Türkiye'deki başarı oranı ise yurtdışına göre daha fazla...&lt;/STRONG&gt; &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/STRONG&gt;Dünyaca ünlü beyin cerrahı&amp;nbsp;Prof. Dr. Haluk Deda, kök hücre tedavisinin ALS hastaları ile omurilik felçlilerinde etkili olduğunu belirterek, Türkiye'deki başarı oranının yurtdışına göre daha fazla olduğunu belirtti. Nöroşirürji uzmanı Prof. Dr. Haluk Deda, uyguladıkları bir yıllık kök hücre tedavisi sonrasında &quot;Amyotrofik lateral skleroz&quot; (ALS) hastalarının yüzde 70'inde, omurilik felçlilerinin de yüzde 50'sinde belirgin bir iyileşme sağlandığını açıkladı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&amp;nbsp; &amp;#8221;EN İYİ SONUÇLAR TÜRKİYE&amp;#8217;DE ALINIYOR&amp;#8221;&lt;BR&gt;&lt;/STRONG&gt;&amp;nbsp; Türkiye'de bir yıllık sürede ALS hastalarında elde ettikleri bulguların ABD'de deki Dünya Kök Hücre Kongresi'nde ele alındığını belirten Deda, &quot;Bir sinir sistemi hastalığı olan ALS ve omurilik hastaları açısından en iyi sonuçlar bizim hastalarımıza ait. Bundan ülkem ve bilim dünyam adına mutluluk duyuyorum&quot; dedi. Bir yıllık takip sonunda kök hücre tedavisi yapılan 13 ALS hastasının yüzde 70'inde belirgin bir iyileşme meydana geldiğini anlatan Deda, bu oranın şu ana kadar belirlenen yüzdelerin çok üzerinde olduğunu söyledi. Deda, &quot;Tabii her hastanın bu uygulamadan sonra yüzde yüz hastalıktan kurtulacağı anlamı çıkarılmamalı. Ama çok sayıda hastada bir uygulamadan sonra bile ciddi iyileşme sağlanıyor&quot; diye konuştu. &lt;BR&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/felcli-hastalara-kok-hucre-umudu_3988547.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 23 Aug 2007 18:56:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;TATILDEYIM&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/tatildeyim_3395938.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/tatildeyim_3395938.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/alisuns_DSC00110_(Small).JPG&quot;&gt;&lt;IMG height=315 src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/alisuns_DSC00110_(Small).JPG&quot; width=360 border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;Yasasın tatil goruşmek uzere...&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/tatildeyim_3395938.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Mon, 25 Jun 2007 22:43:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;GAY YAPAN BOMBA&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/gay-yapan-bomba_3267363.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/gay-yapan-bomba_3267363.html</guid> 
            <description>&lt;H1 align=center&gt;Düşman askerlerini &amp;#8216;gay&amp;#8217; yapan gizli bomba projesi ortaya çıktı! &lt;/H1&gt;
&lt;H3 align=center&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;Berkeley Üniversitesi&amp;#8217;nden bir grup uzman ABD ordusunun gizli kayıtlarına girdi ve atıldığı zaman düşman askerlerini gay yapacak bir bomba projesinin planlarını ortaya çıkardı.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;#8216;Bilgi edinme hakkı kanunu&amp;#8217; yoluyla Ohio Hava Kuvvetleri üssünde &amp;#8216;gay bombası&amp;#8217; projesi çalışmalarının yapıldığını öğrenen California, Berkeley Üniversitesi uzmanları bu haberi San Fransisco&amp;#8217;daki KPIX televizyon istasyonu aracılığıyla tüm dünyaya duyurdu.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Tohumları 1994 yılında atılan proje düşman askerlerinin üzerine atıldığında erkeklerin birbirlerine karşı cinsel istek duymasını sağlayan bir kimyasal &amp;#8216;aşk bombası&amp;#8217; niteliğinde. Hava Kuvvetleri aktif olarak uygulamaya geçilmeyen &amp;#8216;gay bombası&amp;#8217;nın varlığını kabul ederken projenin, etkiye geçtiği zaman düşman askerlerinin savaşmak yerine birbirleriyle seks yapmasını sağlamasını hedeflediğini bildirdi.&lt;/H3&gt;
&lt;H3 align=center&gt;(13/06/2007 TARIHLI MILLIYET GAZETESINDEN ALINTIDIR)&lt;BR&gt;&lt;/H3&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/gay-yapan-bomba_3267363.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 13 Jun 2007 20:50:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>&quot;FARKLI ANNELERDEN DOGAN IKIZLER&quot;</title>
            <link>http://alisuns.blogcu.com/farkli-annelerden-dogan-ikizler_3234923.html</link>
            <guid>http://alisuns.blogcu.com/farkli-annelerden-dogan-ikizler_3234923.html</guid> 
            <description>&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/alisuns_sonyas08.jpg&quot;&gt;&lt;IMG src=&quot;http://img.blogcu.com/uploads/alisuns_sonyas08.jpg&quot; border=0&gt;&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;Kocanın spermleriyle döllenen yumurtalardan biri karısınınrahmine, diğeri ise taşıyıcı annenin rahmine yerleştirildi. Bu ilginç yöntemle dünyada ilk defa farklı annelerden ikiz kardeşler doğdu...&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; İngiliz gazetesi Daily Mail&amp;#8217;in haberine göre, Amy-George Bernaba çifti, oğulları Jeremy&amp;#8217;ye kardeş getirmek için 12 yıl tüp bebek tedavisi gördü. Amy&amp;#8217;nin yumurtalarıyla George&amp;#8217;un spermleri laboratuvarda döllendi. Amy&amp;#8217;nin (40) sağlık problemleri nedeniyle ilk kez farklı ve çarpıcı bir yöntem uygulandı.&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Döllenen yumurtalardan biri Amy&amp;#8217;nin, diğeri taşıyıcı anne Torry Keay&amp;#8217;in (31) rahmine yerleştirildi. Hamile kalan 2 kadından Amy ikiz kız bebeklerden Lauren&amp;#8217;i, Torry ise Hannah&amp;#8217;ı doğurdu. Amy-George Bernaba&amp;#8217;nın bebekleri, böylece dünyada farklı annelerden doğan ilk ikiz kardeşler olarak tıp tarihine geçti&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://alisuns.blogcu.com/farkli-annelerden-dogan-ikizler_3234923.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Sun, 10 Jun 2007 14:15:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://alisuns.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>